GÖNÜLÇELEN

Kırıklarını aldırdım kalbimin
Zırhımı çıkarttım astım portmantoya
Güzel vücutlar, boş suratlar
Benimse yenmiş tırnaklarım
Titrek ellerim var

Evet dedi, ben de seni aldattım
Bir kez de değil üstelik
Çünkü beni çok kanattın
Çok sevdiğim bir yalandın

Gönülçelen,
Aynı anda utanmadan
Hem kırıcı, hem kırılgan
Yordun beni gönülçelen


Biraz gerçek, biraz yalan
Hem yarabandım, hem yaram
Bitsin artık gönülçelen


ANLIYORSUN DEĞİL Mİ ?

Hava ayaz mı ayaz
Ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum
Duyuyorsun değil mi?

Çalacak bir kapım yok
Mutluluğa hasretim
Artık sokaklar benim
Görüyorsun değil mi?

Zaman akmıyor sanki
Saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda
Bir tek sen varsın bugün

Ya dön bana artık
Duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan
Anlıyorsun değil mi?

Bir resmin kalmış bende
Tam ortadan yırtılmış
Hani siyah kazaklı
Biliyorsun değil mi?

Gözlerimden süzülen
Bir kaç damla anıda
Senin sıcaklığın var
Anlıyorsun değil mi?


İSTANBUL'DA SONBAHAR

Mevsim rüzgarları ne zaman eserse
O zaman hatırlarım
Çocukluk rüyalarım, şeytan uçurtmalarım

Öper beni annem yanaklarımdan
Güzel bir rüyada
Sanki sevdiklerim hayattalarken hala

Akşama doğru azalırsa yağmur
Kız kulesi ve adalar
Ah burda olsan
Çok güzel hala İstanbul'da sonbahar

Her zaman kolay değil sevmeden sevişmek
Tanımak bir vücudu
Yavaşça öğrenmek, alışmak ve kaybetmek

İstanbul bugün yorgun, üzgün ve yaşlanmış
Biraz kilo almış
Ağlamış yine, rimelleri akıyor


DOKTOR

Öyle büyük ki inan doktor içimdeki boşluğum
Ne koyarsam koyayım hiç dolmuyor
Eğer böyle yaşarsam hep aynı acıyı
Bu sıcaklar bile beni donduruyor

Kör bir dilenci vücudunda sigara yanıklarıyla
İlkbahardan bana bahsediyor
Sardunyalar açıyor diyor, ama ben görmeyeceğim
Ve sizin gibi sevinmeyeceğim

Bekleme salonunda günü geçmiş dergiler
Saçım başım dağılmış, sanki bana benzerler

Doktor, doktor, insanlar hiç bilmiyor
Doktor, doktor, insanlar hiç duymuyor
Doktor, doktor, insanlar hissetmiyor
Doktor, doktor,
Kimse beni sevmiyor doktor

Gerginsin rahatla dedi, çabucak soyunurken kadın
Paramı ver yeter, hiç farketmez adın
Soyunmana gerek yok, bana bir kaç tatlı söz lazım
Uyuyana kadar kal yeter, bitmiş uyku haplarım


İSTASYON İNSANLARI

Ruhidir benim adım
Hiç çıkamam evimden
Dostlar uydururum hayali
Mutluyumdur bu yüzden

Bir çiçek dürbününden
İnsanlara bakarken
Bir gün bir istasyon gördüm
Trenleri geciken

Yolcular ellerinde
Tek gidişlik bir bilet
Henüz bilmeseler de
Hayat bundan ibaret

İstasyon insanları burdalar tesadüfen
Aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden

Eskiden, çok eskiden
Ben daha çok küçükken
Henüz cennet plajı
Otopark olmamışken

Mercanların arasında
Küçük balıklar vardı
En güzelleri el boyunda
Kavuniçi olanlardı

Bir gün bir rüya gördüm
O kavuniçi balık benmişim
Büyümem beklenmeden
Afiyetle yenmişim

İstasyon insanları burdalar tesadüfen
Aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden

Ruhidir benim adım
Bir sırrım var saklarım
Ama görünce anlarsınız
Yalnız dikkat, acımayın, acınmak
Canımı en çok acıtandır


MAVİ

Kaptan bu kadar hızlı gitme
Hava güzel, deniz güzel
Yelken yeter bize

Akıntı burnu önümüzde
Mandalina kokuları sahilden
Dolsun içimize

Mutluyum diyorum kendime
Sağım, solum, önüm, arkam
Her yer mavi mavi
Bu güzel Eylül akşamüstü
Her yer masmavi

Akdeniz meltemi altında
Kitabım kucağımda
Ne güzel şey uyuklamak

Sana ilk aşık olduğumda
Geceyarısı dolunayda
Bu koyda yüzmüştük çırılçıplak

Yıllar nasıl aktı geçti
Lacivert mayom eridi güneşten artık

Mavi mavi
Bu güzel Eylül akşamüstü
Her yer masmavi
Bu güzel Eylül akşamüstü
Her yer masmavi

Yatma vakti geldi artık
Rakı balık harikaydı kaptan
Eline sağlık

Son bir kadeh dostlar için
Artık aramızda olmayan
İnşallah onlar da mutludurlar

Mavi mavi
Bu güzel Eylül akşamüstü
Her yer masmavi

HAYALPEREST

O kadar haklısın ki
Dayanamıyorum buna
O kadar güzelsin ki
Çok çirkin kaldım yanında
Korkum yaralanman hayatta

O kadar yalnızsın ki
Dayanamıyorum buna
O kadar sıcaksın ki
Çok soğuk kaldım yanında
Korkum yaralanman hayatta

Hayalperestsin, güzel hayaller peşinde
Çok gençsin, yanlış insanlar kalbinde
Hayalperestsin, güzel hayaller peşinde
Çok gençsin, çok gerçeksin
Bu yüzden çok güzelsin


SOLUK SOLUĞA

Konuşacağım uyusan da
Tek bir kelime bile duymasan da
Biterken bir zamanlar
Çok sevdiğimiz bu hikaye

Dokunuyorum ellerine
Aralanmış bacaklarına
Eğilip ıslak ağzına
Ağzımı dayıyorum son kez

Soluk soluğa

Saçların darmadağın
İç çamaşırların odaya saçılmış
Dün ağladıktan sonra
Makyajın yastığına akmış

Uyandırmadan seni
Sıyırıp üstünden herşeyi
Terden ıslak vücudumu
Vücuduna dayıyorum son kez

Soluk soluğa

Artık çok üzmüyor beni
Hiç bir şey hissetmiyorum hatta
Bir kaç anı sadece onlar da
Silinir nasılsa zamanla

Bırakmıştım uzun zamandır
Ama ihtiyacım var şu anda
Bazen bir içki şişesi
Yaşam destek ünitesi

Bu kez gerçekten giderken
Gerçekten terkederken
Sana kapıyı çekerken
Uzun uzun bakıyorum son kez

Soluk soluğa

ZAMPARANIN ÖLÜMÜ (İKİNCİ VE SON BÖLÜM)

Galiba kendinizi pek enteresan sanıyorsunuz
Büyümeyen adam sendromu bu, ama yaşlanıyorsunuz
Küstah taklidi yapan erkekler familyasından
Milyarlarca zavallı adam midemi kaldıran

Ya siz hala bıkmadınız mı hiç kendinizden ?
Evinden uzak yalnız kovboy triplerinizden ?
Hadi gelin uyuyun koynumda eğer çok isterseniz
Ben uyanmadan giderseniz beni memnun edersiniz

Pardon ama herhalde bizim de bir gururumuz var
Nefret et ama acıma yeter ki istediğin kadar
Halbuki güzel kent masalları vardı aklımda
Mum ışığında anlatacağım kadın ve erkek hakkında

Tanırsınız benim gibileri boş sokaklardan
Çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan
Ama dün akşam dedim ki kendi kendime
Düşünme, kim anlamış ki sen anlayasın böyle !

Geldim sevgili arabam düldül yalnızız yine
Patlıycam çok sıkıldım kendimden ben bile
Bir ağustos böceğiydim ben ama kaybolmuş sazım
Eyvah polis amcalar her yerde, galiba yan bastım

Hiç üfletme memur abi, nefesim 95 oktan
Valla patlarız alimallah yanımda kibrit çaksan
Sen sormadan ben söyleyeyim ne ehliyet, ne ruhsat
Ne de sigortam var, sadece bu meymenetsiz surat

Sağolsun memur abi anlayışlı çıktı
Üzüldü halime, hadi git dedi, sakın sürme hızlı
Gözüm kapalı bile giderim ben bu yollarda
Eh bi de yavaş kullanmak ayıp olur içtiğim onca şaraba
Bas gaza !

Düşünme, kim anlamış ki sen anlayasın böyle !

SEVDİM SENİ BİR KERE

Sevdim seni bir kere
Başkasını sevemem
Deli diyorlar bana
Desinler değişemem
Desinler değişemem

Daha yolun başındasın
Değişirsin diyorlar
Oysa sana çıkıyor
Bildiğim bütün yollar

Sevgi anlaşmak değildir
Nedensiz de sevilir
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir

Sevdim seni bir kere
Başkasını sevemem
Deli diyorlar bana
Desinler değişemem
Desinler değişemem

Daha yolun başındasın
Değişirsin diyorlar
Oysa sana çıkıyor
Bildiğim bütün yollar

Sevgi anlaşmak değildir
Nedensiz de sevilir
Bazen küçük bir an için
Ömür bile verilir


...Basın Bülteni .............Albüm Bilgileri...............Fotoğraflar